
Zarfın içinden çıkardığım ilk sayfanın üzerinde büyük harflerle 'EĞİTİM DESTEK FONU BAĞIŞ VE YÖNETİM PROTOKOLÜ' yazıyordu.
Altında ise iki isim vardı: Asya ve Nevin.
Gözlerim önce kızımın adına, sonra kendi adıma takıldı. Sayfanın üst kısmında bir vakfın mührü bulunuyordu. Biraz aşağıda, Asya'nın üniversite eğitimi için ayrılmış 480.000 TL'lik bir destek tutarı yazıyordu.
“Bu... bizimle mi ilgili?” diye fısıldadım.
Sevim Hanım karşımdaki sandalyeye oturdu.
“Evet. Ama önce tamamını görmeni istiyorum.”
İkinci sayfada bir burs programının şartları vardı. Eğitim giderleri için doğrudan üniversiteye yapılacak ödemeler, kitap ve ulaşım desteği, her yıl devam edecek başarı değerlendirmesi...
Üçüncü sayfada benim adımın karşısında 'Veli ve başvuru sorumlusu' yazıyordu.
“Anlamıyorum,” dedim. “Asya henüz üniversiteye yerleşmedi. Üstelik biz böyle bir başvuru yapmadık.”
“Yapmadınız. Bu belgeler de henüz tamamlanmış bir burs kararı değil. Ben vakfa bağış yaparak Asya için koşullu bir eğitim desteği ayrılmasını sağladım. Kabul etmeniz ve gerekli başvuruları sizin yapmanız gerekiyor.”
Başımı kaldırdım.
“Bunu neden yaptınız?”
Fotoğrafa dokunarak içeriği okumaya devam edebilirsiniz