Adam iç çeke çeke uçağa girmiş
Uçak havalandıktan ve bulutların üzerine çıktıktan yaklaşık bir saat sonra, okyanus üzerinde beklenmedik ve şiddetli bir türbülans başlamış. Uçak aniden boşluğa düşercesine sarsıldıkça kabin içindeki ışıklar titreşmiş, yolcular arasında kısa süreli bir panik yaşanmış. Tam o anlık kargaşada, kadının kucağındaki çanta yere düşmüş ve gizli kilidi açılarak içinden birkaç eşya etrafa saçılmış.
Adam, centilmenlik içgüdüsüyle hızla eğilip ona yardım etmek istemiş. Ancak yerdeki eşyalara uzandığında nefesi kesilmiş. Beklediği gibi parfümler veya makyaj malzemeleri yerine; üzerinde farklı isimler olan üç adet sahte pasaport, garip kırmızı frekans ışıkları yayan küçük bir sinyal bozucu cihaz ve uçağın detaylı krokilerinin bulunduğu kırmızı mühürlü bir dosya duruyormuş.
Kadın, bir panter çevikliğiyle eşyaları toplayıp çantasına tıkmış. Adamın o belgeleri gördüğünü fark edince, o narin ve alımlı tavrı saniyesinde kaybolmuş; yerine buz gibi, kararlı ve otoriter bir ifade yerleşmiş. "Gördüklerini hemen unut," diye fısıldamış adamın kulağına doğru eğilerek. Sesi, dış görünüşünün aksine çelik gibi sert ve tavizsizmiş. "Eğer bu uçaktaki yüzlerce masum insanın sağ salim inmesini istiyorsan, sıradan bir yolcu gibi davranmaya devam et ve bana ayak uydur."
Adam adeta donup kalmış. Tam o sırada, birkaç sıra önde oturan ve başından beri şüpheli tavırlar sergileyen siyah ceketli iri yarı bir adamın, gizlice onlara doğru yaklaştığını fark etmiş. Yanındaki bu olağanüstü kadın, aslında sadece bir "fıstık" değil, uluslararası bir krizin ortasında tehlikeli bir operasyon yürüten gizli bir ajandı. O kusursuz güzelliği ve iddialı kıyafeti, sadece dikkatleri asıl işinden uzak tutmak için kullandığı en mükemmel kamuflajıydı.
Kadın, yaklaşan tehlikeli şahsa doğru bakmadan ani bir manevrayla adamın elini tutmuş, sanki yıllardır beraber olan aşık bir çiftmiş gibi başını adamın omzuna yaslamış ve gülümseyerek ona bir şeyler anlatıyormuş gibi yapmış. Bu basit ve doğal yakınlaşma, yaklaşan şüpheli şahsın tereddüt edip, izlendiklerini düşünerek geri dönmesini sağlamış.
Saatler süren ve adam için her saniyesi bir aksiyon filmi geriliminde geçen uçuşun ardından uçak nihayet hedefine güvenle iniş yapmış. Kadın, hiçbir şey olmamış gibi zarifçe ayağa kalkmış, çantasını omzuna asmış. Adama son kez dönmüş, yüzünde bu kez içten bir tebessüm belirmiş. "Yardımın için teşekkürler. Panik yapmayarak bugün pek çok hayat kurtardın," demiş ve hafifçe göz kırparak uçağın kapısına doğru kalabalığa karışıp gözden kaybolmuş.