Büyük Risk

Evliliğimizin yedinci yılında, kocamla aynı çatı altında yaşayan iki yabancıya dönüşmüştük. Onun bitmek bilmeyen iş seyahatleri ve benim üzerime çöken o ağır sessizlik, aramızdaki uçurumu iyice büyütmüştü. Tam bu çaresiz dönemde, çalıştığım şirkete yeni katılan proje yöneticisiyle aramızda kaçınılmaz bir çekim başladı. Kocamın yokluğunda filizlenen bu yasak ilişki, kısa sürede beni tamamen ele geçirdi; her adımda büyük bir suçluluk hissetsem de kendimi o heyecandan ve nihayet fark edilmiş olmanın verdiği o yalancı mutluluktan alıkoyamıyordum.

Bir hafta sonu, kocam yine uzun bir iş seyahati için şehirden ayrıldığında, sevgilimi kendi evimize davet ettim. Her köşesinde evliliğimin, gençliğimin ve verdiğim sözlerin izleri olan bu evde yasak bir aşkı yaşamak, korkutucu olduğu kadar tuhaf bir adrenaline de sebep oluyordu. Gecenin ilerleyen saatlerinde, salonun ortasında geçmişi ve gelecekteki riskleri tamamen unutmuş, sadece o anın akışına kapılmışken aniden dış kapının kilit sesi duyuldu. Anahtar yuvasında döndü ve kapı açıldı. Kocam, seyahatini erken bitirip sürpriz yapmak için eve dönmüştü. Ayak sesleri koridorda yankılanırken, sevgilimi saklayacak tek bir saniye bile yoktu. Sevgilim panikle arkama sığınıp elimi sıkıca tuttu ve kulağıma fısıldadı: "Beni buraya sen çağırdın, şimdi bir çare bulmalısın."

O fısıltı, zihnimde adeta bir tokat gibi patladı. O ana kadar yaşadığım o yapay heyecan, yerini buz gibi bir gerçeğe bıraktı. Kulağıma fısıldanan bu cümle, arkasına sığındığım o büyük "aşk" ve "tutku" yanılsamasını bir anda yerle bir etmişti. Zor anımda sorumluluk almak yerine beni öne süren, beni korumak yerine kendi başının çaresine bakmamı isteyen bir adam vardı arkamda. Kurduğum o pembe yalanlar zinciri, kocamın koridorda yaklaşan ayak sesleriyle birlikte tamamen koptu.

"Hayatım, ben geldim! Sürpriz!" diye seslendi kocam, elindeki bavulu antreye bırakırken. Sesi her zamanki gibi sakin, güven verici ve hilesizdi devamı sonraki sayfada.....

FOTO GALERİLER