Altmış yaşıma basmış dul bir milyonerdim

Altmış yaşıma basmış dul bir milyonerdim, etrafımdaki herkes servetimden dolayı bana karşı her zaman çok saygılı ve kibardı ama hayatımdaki o gerçek heyecan tamamen bitmişti. Kendimi koca bir malikanede çok yalnız ve sıradan hissettiğim bir dönemde, hayatıma benden yaşça oldukça küçük ve yakışıklı bir genç adam girdi. İlk başlarda katıldığım davetlerde sadece selamlaşıyorduk ama bir gün arabasının bozulduğunu söyleyerek benden yardım istedi. Onu malikaneme davet ettim, kahve içerken sohbet ettik. Bana o kadar masumca ilgi gösterdi ve paramı hiç umursamıyormuş gibi davrandı ki, uzun zamandır hissetmediğim o iltifat edilme duygusunu tekrar hissettim. Bu sözde romantik görüşmeler kısa sürede lüks buluşmalar eşliğinde devam etmeye başladı; her geçen gün mirasıma konma planlarına bir adım daha yaklaşmak için evlilik konusunda daha çok ısrar ediyordu. Bir gün yine o sahte sürprizlerinden birini yapmak için önümde diz çökmeye erkenden gelmişti, ben de hemen ona hak ettiği asıl sürprizi sunmaya karar verdim. Tam bana evlilik teklifi edip parama kavuşmanın zaferini yaşadığını sandığı o en heyecanlı anında kapı çaldı. Gelen avukatımın sesiydi, tüm mal varlığımı beş kuruşsuz kalacak şekilde şehit ailelerine bağışladım... Genç adam şok içinde rengi bembeyaz olmuş halde kaçacak yer ararken, usulca arkasından yaklaşıp kulağına... ...usulca arkasından yaklaşıp kulağına fısıldadım: "Aşkın bedeli bazen sandığından çok daha ağırdır tatlım," Sesimde ne bir titreme ne de bir öfke kırıntısı vardı; sadece yılların getirdiği o buz gibi, keskin bir kararlılık hakimdi. "Hele ki hesabı ödeyecek kişi aslında sen değilsen..." Omuzlarının aniden nasıl çöktüğünü, o kusursuzmuş gibi duran dik duruşunun bir saniye içinde nasıl un ufak olduğunu izlemek, bana yıllardır tatmadığım eşsiz bir haz verdi. Elinde tuttuğu, muhtemelen benim kredi kartlarımdan birini kopyalayarak aldığı ya da gelecekteki servetimi ipotek göstererek borçlandığı o gösterişli kadife yüzük kutusu, titreyen parmaklarının arasından kayıp malikanenin soğuk mermer zeminine tok bir ses çıkararak düştü. Yüzüğün taşından yansıyan o sahte parıltı, ikimizin de haftalardır oynadığı bu küçük ve acınası tiyatronun kapanış ziliydi aslında......

FOTO GALERİLER